Blogladıkça yükselen…
Kategori: KİŞİSEL
6 Oca 2010->
Ülke bir değişim sürecinden geçiyor. Askerler yargılanıyor, Genelkurmay’a ait binalarda aramalar yapılıyor v.s. Aklı başında bir insanın bu sürece kayıtsız kalması düşünülemez. Ama…
“Ama” kısmı biraz paradoksal ne yazık ki. Anti-militarist bir söyleme sahip olmak körü körüne A.K.P. yandaşlığına dönüşmeye başladıysa orada durmak lazım. Zira yakın tarihimiz siyasetin bireyi bir çeşit sivil militarizme sürüklemesinin örnekleriyle dolu. Durulması gereken nokta tam da burası.
Yine de faydasını gördüm. Bir kere böyle bir oruç beklentiden ve sorumluluktan kurtarıyor sizi. Eşe, dosta karşı olan sorumluluktan bahsediyorum. Bir taraftan da eş, dost olmadan hayatın ne denli sıkıcı bir şeye dönüştüğünü göstermesi açısından iyi. Öte yandan böyle bir durumda kimlerin gözünde değerinizin olduğunu da görüyorsunuz ki yukarda atladığımı belirttiğim küçük detay böyle bir şey; birileri gelip beni buldu.
Diğer taraftan süreç içerisinde uykuyla alakalı ciddi problemler yaşadım ki düzensiz de olsa kendi içinde bir düzene sahiptir uykum. (Hala o eski karmaşık düzenine döndürebilmiş değilim) İnsanlar genellikle gün içerisinde arar birbirini. Uykunun telekominikasyonla alakalı kısmı buradan kaynaklı. Şimdi bir görüşmeye gitmem lazım fakat uyku sistematiğim bozulduğu için gidemiyorum. Telekominikasyon orucunun yan etkisi bu oldu.
"Biz televizyon izlemekle, milyonerler, sinema tanrıları, rock yıldızları olacağımıza inanarak büyüdük, ama olmayacağız. Simdi bunu anlamaya başlıyoruz.. Tyler Durden "Fight Club''