ŞEHİTLER DE ÖLÜR ULAN!

Kategori: YORUM

11 Ara 2009

şehitBu bir isyanın dile getirilişidir. Bu, göz göre göre, siktiriboktan ideolojik kavgalar uğruna hayatlarının baharında ölüme gönderilen gençlerin ardından yakılan ağıtların tercümesidir. Bu, kitleleri “şehitler ölmez, vatan bölünmez” sloganlarıyla gaza getirip daha fazla “ölüm” isteyen “savaş tüccarları”na edilmiş bir küfürdür. Bu, özünde “dini” olan bir kavramı “laik cumhuriyet” jargonuna uyduran silah tüccarlarının halkı uyutmak için nasıl benimsettiklerini görüp, görmeyenlerin körlüğüne edilmiş bir hakarettir.

ŞEHİTLER ÖLMEZ, VATAN BÖLÜNMEZ?

“Allah yolunda öldürülenler için “ölüler” demeyin. Tam aksine, onlar dirilerdir ama siz farkında olmazsınız.”

Bakara Suresi 154. ayet. İslam dininin “cihat” politikasına gönüllü savaşçılar kazandırabilmek için inmiş ayetlerden. Bahis konusu sloganın kökeni. Tabi hilafet eksenli bir devletten laik cumhuriyete geçişle birlikte “ümmetçi” din kökenli söylem “ulusçu” laik söyleme dönmüştür. Oysa kitleleri harekete geçirmenin en kolay yollarından biri “kutsallaştırılmış kavramlar” olduğundan “şehitlik” kavramı laik devlet tarafından sahiplenilmiş, diğer bir “kutsal kavram” olan “vatan” kavramıyla birleştirilerek 30 yıllık savaşta evlatlarını yitiren ebeveynler için teselli sloganına dönüştürülmüştür. Oysa vatanın bölünmesi çatışmalarda ölen gariban askerlerden ziyade karnı tok, sırtı pek politikacıların elindedir. Ve bu politikacılar silah üreticileriyle birlikte hareket etmektedir.

Çatışma sayesinde bölgeden ülkeye giren uyuşturucunun Ege’den Avrupa’ya sevkinden de payları vardır bu politikacıların. Asya kökenli uyuşturucu Avrupa’ya yukarıdan Rusya veya aşağıdan Afrika üzerinden değil bizim ülkemiz üzerinden sevk edilmekte ve bunu bütün dünya bilmektedir. Kimse ses çıkarmaz, çünkü herkes bu pis paradan payına düşeni alır. Aynı şekilde T.S.K.’nın savaş harcamalarından kimlerin fayda sağladıklarını, Rusya’ya verilen helikopter ihalelerinde kimlerin aracı şirketleri üzerinden bu ihalelerin verildiği, İsrail’le çıkan modernizasyon anlaşmazlıklarının aslında ekonomik başka altyapılarının olduğunun, aslında devletlerin değil medya, futbol ve sanayi dünyasından tanıdığımız isimlerin politik bağlantılarını kullanarak başka çıkarlar peşinde koştuğunu da bilmeyiz. Yukarda filler tepişirken aşağıda çimenler “şehitler ölmez, vatan bölünmez” diye bağırır durur. Ölür ulan, şehitler de ölür.

Ne zaman ülkede bu pis savaşın iç yüzünü göstermeye yönelik eylemler sergilense silahlar konuşur. Uğur Mumcu öldürülür mesela. Bize şeriatçıların öldürdüğü dezenformasyonu pompalanır bu pis çarkın medya kanalıyla. Oysa şeriatçı dediğin kalabalığın o esnada “bir sineğin üzerine pislediği seccadede namaz kılınır mı?” gibisinden saçma bir meseleyi tartıştığından haberimiz olmaz, hemencecik kabulleniriz bu bilgiyi. Oysa daha sonra ortaya çıkar Uğur Mumcu’nun P.K.K. ve derin devlet arasındaki bağ üzerinde çalıştığı ve bir takım somut verilere ulaştığı. Fakat bizim algımız kördür artık. Durduk yerde P.K.K. pusu kurar, 7 körpeyi kurban veririz. “Durduk yerde bu adamlar neden pusu kurdu” diye sormayız kendimize. “P.K.K. mı kurdu bu pusuyu yoksa başkaları mı” diye tartışırız. Oysa görmeyiz demokratikleşmenin P.K.K.’nın işine gelmediğini. Bölgedeki egemenliğini yitireceği için bundan kaçındığını görmeyiz. Görmeyiz bölgedeki çatışmanın T.S.K.’nın işine geldiğini. Bölgedeki karanlıktan payını alan ortakları çoktur çünkü. Sınırdan kaçak sokulan mazotun mahalle aralarında damacanalarla satıldığını sanırız. Oysa dev petrol şirketlerinin parçası olan petrol istasyonlarında satılır bu petrol. Topu topu 5 tanedir ve hepsi payını alır bu kaçak petrolden ama biz görmeyiz. “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” diye bağırır dururuz avazımız çıktığı kadar. Ölür ulan, şehitler de ölür.

Yukarıdaki fotoğraf bir şehidin mezarı. Hikayesi enteresan; bir adamın oğlu P.K.K. saflarında savaşırken ölür. Babası mezar taşına şehit yazdırır. Olay mahkemelik olur. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi babaya beraat kararı verir ve mezar taşını iade eder. Devletin resmi makamlarınca şehittir oğlu artık. O yüzden şehitler de ölür ulan!

Demokratik açılımın sadece P.K.K.’yı kurtarmak için girişilmiş bir hareket olduğunu düşünürüz. Oysa bizim geleceğimizdir kurtulacak olan. Ama göremeyiz. Sığ politik tartışmalar arasında kaybolur gider görme yeteneğimiz. Şehit verir öteki oğlumuzu da vermeye gönüllü oluruz. “Vatan sağ olsun” deriz, doya doya sevişemeden ölen evlatlarımızın arkasından. Oysa bütün dünyayı kurban ederdik evladımıza devlet baba bize o şaşaalı töreni hazırlamasa. İnsanoğlu bu ya, hemen kanarız, vatan sevgisi evladımıza olan sevgimizi bile kör eder oluşturulan atmosferde. Kimse çıkıp “bütün vatanlar kurban olsun ulan benim biricik yavruma” diyemez, dedirtmezler. O yüzden şehitler de ölür ulan.

Biz şehitler ölmez dedikçe daha çok evladımız ölür. O yüzden birilerinin çıkıp haykırması lazım “şehitler de ölür ulannn!”

(Ey kavmim! Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin beni hiç dinlemezsin.)

ŞEHİTLER DE ÖLÜR ULAN! için 1 Yorum

Avatar

online

Nisan 7th, 2010 at 01:24

Iyi bir baslangic

Yorum Yapın

....

"Biz televizyon izlemekle, milyonerler, sinema tanrıları, rock yıldızları olacağımıza inanarak büyüdük, ama olmayacağız. Simdi bunu anlamaya başlıyoruz.. Tyler Durden "Fight Club''

Flickr

    SRILANKA/APTOPIX Philippines US ClintonBOLIVIA/Philippines US Terrorism ProtestBOLIVIA/INDIA-KASHMIR-UNREST-RELIGION-STRIKE
  • admin: Şahsıma ait fakat kusura bakmayın isim veremiyorum. [...]
  • zahit: bu şiirin kimin olduğunu öğrenebilir miyim ? ricahen [...]
  • Muzaffer ORMAN: Gençliğimin en güzel yıllarını beraber gçirdiğim sevgili Kamber Ateş ,in yaşadığı bir o [...]
  • online: Iyi bir baslangic [...]
  • cesimerdogan: Erivan anlatılmaz kadar guzel bır yere sana katılıyorum son 3 yıldır her yıl gıder [...]