PROTESTO-2

Kategori: FOTOĞRAF

12 Kas 2009

Dünyadan protesto kültürü üzerine yaptığım fotoğraf derlemelerinden bir diğeri. Kimin neyi protesto ettiğinden çok herkesin protesto edecek bir şeyinin olması üzerinde durduğum bir derleme. Protestoların karşılığını bulamaması durumunda şiddete meyilli kitlelerin isyan söylemleriyle ilgili bir çalışmayı daha yakında burada sizinle paylaşmayı düşünüyorum. İyi “görmek” ler. Devamını okuyun »

PROTESTO (FOTOĞRAF)

Kategori: FOTOĞRAF

11 Kas 2009

Cumhuriyetçisinden milliyetçisine, sosyalistinden kollektivistine, feministinden emekçisine, ayrılıkçısından hippisine farklı ülkelerden  protesto kültürleri. Protesto insan hakkıdır. Devamını okuyun »

Fatih Altaylı Habertürk’teki köşesinde “Sizin ananız babanız var mı aşçı gazetesi?” başlıklı yazısında Taraf Gazetesini 10 Kasım’la ilgili hiç yazı yazmadığı için eleştirmiş. Hatta ileri gidip “kirli eller, pis sayfalar” gibi hakaretler savurmuş. Yazının başlığındaki “Ana-baba” sohbetini de “size hiç mi vatan sevgisi öğretmediler” e bağlamış.

Fakat yazının devamından anlıyoruz ki Fatih Altaylı’nın kızgınlığının asıl sebebi 10 Kasım’la ilgili yazı yazmamaları değil, Taraf Gazetesi’nde çıkan Habertürk’le ilgili bir eleştiri. Yani Fatih Altaylı da aynen muhalefetin uyguladığı taktiği uygulayıp düşmanını Atatürk’le vuruyor. Ayıp değil mi? Bari aynı gün yazıp sahtekarlığını belli etmeseydin, Ahmet Altan’ın aşçısıyla ilgili fikirlerini sonraki bir yazıya saklasaydın. Biz de seni samimi zannederdik.


Dün mecliste son 30 yılın en önemli toplantısı vardı.  Günler öncesinden belli olduğu üzere oturuma “Açılım”dan çok 10 Kasım tartışmaları damgasını vurdu. Toplantı neden 10 Kasım’da yapılıyordu. Öyle ya başka gün mü kalmamıştı? Ata’nın ölüm yıldönümünde böyle bir toplantıyı gerçekleştirerek bir şey mi ima etmeye çalışıyordu hükümet?

Evet; 80 yılı aşkın bir süredir ülke yönetimine hakim olan oligarşinin simgesel ölüm tarihi olarak seçilmişti 10 Kasım. O anlamda “eski”nin bitişini, “yeni”nin başlangıcını simgeler.

“Eski”nin, alt kimliklerin bastırılması üzerine kurulu politik söyleminin işe yaramazlığı aşikar bir şekilde ortadayken muhalefetin sergilediği direnişi anlamanın yolu 80 yıllık oligarşi tarihininin etnik kökenlere müdahalesine göz atmakta yatar ki bunlardan en ses getireni ve en vahşisi Dersim katliamıdır. Bazı kaynaklara göre 90 bin Kürt’ün katledildiği olayla birlikte Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde oligarşinin egemenliği sağlanmıştır. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün hemen açılım görüşmelerinin öncesinde Tunceli’ye yaptığı ziyaret o anlamda önemlidir.

Oligarşinin “Ulus Devlet” söylemi ekseninde etnik temele dayalı ayrımcılık adımlardan bir diğeri de “Varlık Vergisi” olayıdır. Burada yabancıların mal varlığı edinmesiyle ilgili yasalar görüşülürken muhalefetin kavgacı üslubunu hatırlamakta fayda var. (Bu arada Mehmet Altan’ın hatırlattığı üzere bu gün 11 Kasım “Varlık Vergisinin 67. yıldönümü.)

Oligarşinin ipin ucunu elinden kaçırdığı noktada darbe yöntemiyle tekrar eline aldığı malum. Burada bir alıntı istiyor; “Bizim gibi ülkelerdeki oligarşik yönetim, rahatlıkla işçi ve emekçi kitlelerin demokratik hak ve özgürlüklerinin olmadığı tam bir dikta yönetimi ile ülkeyi yönetebilmektedirler. Buna sömürge tipi faşizm de diyebiliriz. Bu yönetim, ya klâsik burjuva demokrasisi ile uzaktan yakından ilişkisi olmayan ‘temsili demokrasi’ ile icra edilir (gizli faşizm) ya da sandıksal demokrasiye itibar edilmeden açıkça icra edilir. Ancak açık icrası sürekli değildir. Genellikle, ipin ucunu kaçırdığı zaman başvurduğu bir yöntemdir. ” (Mahir Çayan: Kesintisiz Devrim II-III) O nedenle Ergenekon yargılamalarına karşı çıkışların sertliğini de, yine muhalefet partilerinin mevcut oligarşinin bir parçası olmalarına bağlayabiliriz.

“Rejim” değişiyor. (O kadar iyimser olmayın, mevcut oligarşiden belki başka bir oligarşiye geçiş yapıyoruz. Önümüzdeki günlerde göreceğiz.) Gerek Ergenekon süreci, gerek “Demokratik Açılım” süreci bunun bariz göstergeleri. Dolayısıyla önümüzdeki günlerin sancısız geçmesini beklemek aşırı iyimserlik olur. Fakat muhalefetin seçilen tarihle ilgili kaygısında kesinlikle haklı olduğunu belirtmekte fayda var. Hani kimse dile getiremiyor ben dile getireyim dedim.

“Bizimgibiülkelerdekioligarşikyönetim,rahatlıklaişçiveemekçikitlelerindemokratikhakveözgürlüklerininolmadığıtambirdiktayönetimiileülkeyiyönetebilmektedirler.Bunasömürge tipi faşizm dediyebiliriz.Buyönetim,yaklâsikburjuvademokrasisiileuzaktanyakındanilişkisiolmayan‘temsilidemokrasi’ileicraedilir(gizlifaşizm)yadasandıksaldemokrasiyeitibaredilmedenaçıkçaicraedilir.Ancakaçıkicrasısüreklideğildir.Genellikle,ipinucunukaçırdığızamanbaşvurduğubiryöntemdir.

Geçenlerde “UZAYLIYA TAŞ ATANIN, BAKANI DA YOUTUBE’A FIRÇA ATAR!” başlıklı bir yazı yazmış, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ı Webstar Finalinde yaptığı konuşmadan dolayı eleştirmiştim. Bu gün Webrazzi’de “Bakan Binali Yıldırım’ın Google’a Tepkisi” başlıklı yazıyı okuyunca yanıldığımı daha doğrusu yanıltıldığımı anladım. Olay şu; Binali Yıldırım konuşmasında Google’a kesilen 71 milyon liralık vergi cezasının haklılık sebebini anlatıyor. Bizim değerli basınımız haberi “Bakandan Youtube’a fırça” şeklinde sunuyorlar. Bu NTVMSNBC’nin haberi, bu Hürriyet Gazetesi’nin ve bu da DHA’nın. Devamını okuyun »

THE MILL-SHOWREEL

Kategori: REKLAM| VİDEO

10 Kas 2009

Post produksiyon stüdyosu The Mill’in yeni showreel’i.  Sony, Honda, Ford ibi  markalarla çalışan Mill Londra merkezli. Oldukça etkileyici bir showreel olmuş. Bana da böyle bir showreel lazım :)

http://www.vimeo.com/7475898

2010 Vancouver Kış Olimpiyatları sponsoru Samsungdan espiri dozu yüksek çalışmalar.

Son albümleri Veckatimest’in en iyi parçası olarak gösterilen Ready Able’ye çektikleri klip.  Hamurla stop motion çalışmışlar. İnsanları beklentiye sokmalarına değmiş hani.

Ayrıntılar için Grizzly Bear’in sitesi>>

HELİKOPTER ÇOCUKLAR

Kategori: FOTOĞRAF| SANAT

9 Kas 2009

Helicopter Boyz, fotoğrafın fotoğraflıktan çıkıp farklı bir estetiğe bürünmüş hali.  Tabii ki sonunda Nikon’a teşekkür edecekler :)

AFİYET OLSUN!

Kategori: UTANÇ VESİKASI| VİDEO

9 Kas 2009

Amnesy İnternational (Uluslararası Af  Örgütü) fazla lafa gerek bırakmayan etkileyici reklamlarından birisiyle daha Babil’de.

....

"Biz televizyon izlemekle, milyonerler, sinema tanrıları, rock yıldızları olacağımıza inanarak büyüdük, ama olmayacağız. Simdi bunu anlamaya başlıyoruz.. Tyler Durden "Fight Club''

Flickr

    SRILANKA/APTOPIX Philippines US ClintonBOLIVIA/Philippines US Terrorism ProtestBOLIVIA/INDIA-KASHMIR-UNREST-RELIGION-STRIKE