Blogladıkça yükselen…
->
Doğubeyazıt’tan giriş yapıyoruz. Sınırda otobüsten indiriyorlar bizi, hava çok soğuk, kulaklarım düşecek neredeyse. Üstüne uykudan uyanmışım. Karşımda kocaman bir poster, tanıdık yüzler; Humeyni ve Hamaney. “Başka bir dünya burası” diyorlar henüz kapıdayken “dikkatli ol” Daha önce uyarılmıştık “yanınızda alkol olmasın, gazeteleri atın, kadın fotoğrafı bulunan kitap, dergi ne varsa atın.” “Peki ama ben bu sinema dergisini taa Tiflis’te almıştım, bir daha bulamam” “Olsun at çöpe” “bütün riski üstleniyorum” “İnşallah bizim başımızı da belaya sokmazsın” Elimdeki dergi normal bir dergi, ama bize göre. İçerisinde çıplak kadın bulunan bir reklam var. Çıplak olması mesele değil aslında, başı açık olması yeterli yasak olması için. Birazdan bizi içeri alıyorlar. Aman Allahım, bu seferde sıcaktan fenalık geçireceğim. Doğalgaz bedava diye bu kadar da abartılmaz ki. Çarşaflı bir kadın oturuyor bir masada, görevli. Alışkın değilim tabi, şaşırıyorum. Birden gözüme Tayyip Erdoğan’ı öven Türkçe bir afiş ilişiyor. Davos olayı daha yeni, burada da büyük bir yankı uyandırmış. Derken Türkçe konuşan insanlar duyuyorum. Sınır diye Türkçe biliyorlar sanıyorum önce, “İran’ın %65′i Türk“. Şaşkınlığım giderek artıyor. “Ayetullah Ali Hamaney’de Türk.” Hadi bakalım, buyur buradan yak. Beklemeye başlıyoruz, bizi getiren otobüsün evrakları eksik. Kantin var diyorlar üst katta. O da ne; Coca Cola. “Nasıl yani, İran’a girmedik mi daha?” İrandayız ve Coca Cola var. Şaka gibi. 6 saat bekliyoruz otobüsün geçmesini. Konuşurken bir adam “eroin” diyor, “istermisin?” Ne bu? Sınırda sivil devrim muhafızları gelene gidene zarf atmak için turluyorlar mı? Hayır. “İran’da uyuşturucunun para cezası var, alkolün hapis.” Durun, yavaş gelin üzerime, böyle birden de çullanılmaz ki.
Arkadaşım hasta, ambulans geliyor. Doktor olduğunu sandığımız kişi bir şeyi yok diyip gidiyor. Ama arkadaşım da gidiyor. “Ya hu adam havale geçiriyor görmüyormusunuz?” “Doktor bir şeyi yok dedi” Çare arıyorum, aklıma bir fikir geliyor. Bizim pasaportlarımız onaylanmadı mı? “Evet, otobüsün geçmesini bekliyoruz.” O zaman en yakın hastahane nerede?
Bir taksiyle yaklaşık yarım saat yol gittikten sonra hastahaneye ulaşıyoruz. Hastahane olduğunu anlayamayacağımız bir yere giriyoruz. Sıcak. Sağlam giren adam hasta çıkar, o kadar sıcak. Allahtan herkes Türkçe konuşuyor. Arkadaşıma Türkçe bilmeyen bir doktor serum veriyor. Ben bunaldıkça kapıya çıkıp sıgara içiyorum. yaklaşık 2 saat içerisinde aşırı uçlarda yaşadığım hava değişimi beni de hasta etmez umarım.
Derken serum bitiyor, arkadaşım ayaklanıyor. Diğer taraftan otobüsün evrakları tamamlanmış, bize doğru geliyorlar. Nihayet. Tekrar tanıdık,bildik insanların arasına dönmek güzel. Hızlı ve sert bir giriş oldu İran’a daha doğrusu; İran İslam Cumhuriyetine. İliklerime kadar hissettim başka bir yerde olduğumu. Tebrize doğru yola çıkıyoruz, yolumuz uzun. Tatlı bir uykuya dalıyorum.
NOTLAR;
"Biz televizyon izlemekle, milyonerler, sinema tanrıları, rock yıldızları olacağımıza inanarak büyüdük, ama olmayacağız. Simdi bunu anlamaya başlıyoruz.. Tyler Durden "Fight Club''
İRAN için 4 Yorum
compir
Haziran 24th, 2009 at 20:57
merakla bekliyoruz devamini, kismetse ben de meksikaya gitmek istiyorum. gelince yazarim insallah
BABİL
Haziran 24th, 2009 at 21:04
Süper bir yere gidiyorsun, benim de ilk üçümde Meksika. Tavsiyelerini bekliyor olacağım.
compir
Haziran 26th, 2009 at 15:41
domuz gribinden dolayi maalesef iptal etmek zorunda kaldik, ama hala aklimizada bakalim…
Anonymous
Ağustos 7th, 2009 at 01:25
tamam hayirli yolculuklar yazar arkadasada ama ayni rezaleti IRAKTAN TURKIYEYE giris nasil oluyor bide onu anlatsaniz?
2 saat gunesde beklemek valizlein donlara kadar aranmasi gariban taksicilerin taksinin farla kapi kolari tekerliklerin sokulmesi yolcunun bekleme odalarinin olmamasi. bunlarida yazin bakalim baska ulkeleri elestireceginize? bide kos kocaman yalana bak IRANIN %60 turkmus at ama yavas at akilim %10 yada 15dir oda turk degil azeridirler konusmalari turkceyle dunya kadar fark var. hic degilse iranda butun halklara irade ve kendini bildigin gibi ifade etme oz gurlugu var peki bunu turkiyede gorebilirmisin yoksa hrant dink gibi ape musa gibi yada yuzlerce insan miletin gozu onunde katledilecekmi. once turkiyeyi duzeltin sonra diger ulkeleri elestirin.