"Bosna İzlenimleri" başlıklı yazımın sonunda Boşnak tercümanımızın Bosna'daki iç savaşla ilgili sözlerine yer vermiştim; "Yugoslavya böyle bir savaşı beklemiyordu, hiç birimiz böyle bir savaşı beklemiyorduk. Ne olduysa bir gecede oldu. Tamamen politik sebeplerden." Ve eklemiştim; "Dönünce gördüm ki burada da bir gecede her şey değişebilir"
İçerisinde bulunduğumuz politik zeminin iç savaş için elverişli olduğu kanaatindeyim. Bunu pek çok yazımda dile getirdim(bkz:İstanbul Beyrut Olmasın). Fakat içimden hep "kuruyorsun" diyip korkumu dizginlemeye çalışıyordum. Bu gün iç savaş olasılığından ilk defa gerçekten korktum.
Mehmet Ali Birand Milliyet Gazetesi internet sitesindeki köşesinde bu gün "İç savaştan veya darbeden korkuyorum" demiş. İşte bu cümle beni gerçekten korkuttu.
Mehmet Ali Birand'ın usta gazeteci olupta benden daha öngörülü olması v.s. gibi sebeplerden ziyade şu anda Doğan Medyası'nın haber kısmının başında bulunan bir insanın böyle bir cümle kurması beni korkuttu. Zira geçmiş deneyimlerimiz şunu söylüyor bize; Doğan Medyası ülke gündemini yönlendirme konusunda uzman. (28 Şubat sürecinden tutun K. Irak'a ordunun girmesine kadar.) Yani Türkiye ne zaman bir kırılma noktasına sürüklense Doğan Medyası kırılma zeminini hazırlama konusunda uzman. İşte bu yüzden korktum. Ve yabi gözümüzün önünde duran gerçekler.
- Farkındamısınız bilmiyorum ama P.K.K.'nın saldırıları yine tırmanışa geçti. En son Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde sebepsiz yere bölge alevlendirilmişti. (Durduk yerde P.K.K. neden baskın yaptı anlayamadık.) Geçen gün yine aynı şey oldu. Karakol bastılar. Bölge her an bir iç savaşa gebe.
- A.K.P. ve D.T.P. hakkında açılan kapatma davalarını biliyoruz. Üzerinde fazla durmaya gerek yok.
- Ergenekon çetesi, sonuna takılan "çete" sıfatı her ne kadar zihinlerimizde olayı mahalli bir boyuta indirgeyip küçültse de gerçekten ciddi boyutları olan ve Doğan Medyası tarafından görmezlikten gelinen bir konu. Hırat Dink'in öldürülmesinden tutun Malatya Katliamına kadar pek çok konuyla bağlantılı bir olay. Orduyu darbeye teşvik suçlaması bile var. İlhan Selçuk'tan Perinçek'e, Paşalardan işadamlarına kadar bir sürü bağlantısı var Ergenekon'un. Bence Susurluk Ergenekon'un yanında mahalle çetesi kalır.
Bu arada Türkiye'de bir iç savaş çıkması konusunda istekli olan gurupları tanımak ve Güneydoğu'daki meselenin neden yıllardır bitmediğini anlamak için Savaş Tanrısı adlı filmi izlemenizi şiddetle tavsiye edeceğim. İnanın bana savaş konusundaki algınız, tarih kitaplarında anlatılan her şeyi yadsıyacak ve savaşa bakış açınız çok değişecek.


3 YORUM:
Selamlar.
Yazı güzel.
Ve kutlarım.
Tespitleriniz hepsi yerinde.
Tamamen katılıyorum.
Keşke herkes sizin gibi, bakmış olmak yerine,görmüş olmak için bakabilse...
Ama bu zaten mümkün değil.
Başımıza zaten gelenler, sadece gözümüz önünde olanlara sadece bakanların yüzünden değil mi?
Tekrar kutlarım.
Dostçakalın.
sevgili babil, tespit ve kaygilarinda hakli oldugunu dusunmekle beraber ic savas cikmasi ihtimalinin Dogan grubu tarafindan gercege donusturulme cabalarini yersiz buluyorum. Artik dogan grubu eskisi gibi tekel medya degil. karsisinda farkli gruplara ait hukumet yanlisi medya var ve dengeler o tarafa dogru kaymis durumda. Su anda yaptiklari sey, artik medya gucuyle yapamadiklarini baska guclere yaptirma istegi olarak goruyorum ben.
Eline sağlık saolasın..
Book
Yorum Gönder