18 Nisan 2008 Cuma

BOSNA İZLENİMLERİ


Ölüm Çiçekleri isimli dizinin çekimleri için yaklaşık 2 ay kadar Bosna'daydım. Dizi, bir takım sebeplerden dolayı pek güzel olmayıp 4. bölümde yayından kalksa da, iş eğlenceden çok sıkıntı veren bir hal alsa da, Saraybosna ve Mostar'ı görmüş olmanın tatmin duygusuyla geri döndüm.

Hemen aklımda yer eden ilk izlenim olarak geçmişi çok iyi koruduklarını ifade etmek isterim. Mostar ve Saraybosna'daki "Başçarşı" o kadar güzel korunmuş ki Türkiye'de Osmanlı şehirlerinin o kadar korunmadığını görüp üzülmeden edemiyor insan.

Saraybosna çok güzel bir şehir, anlatmakla bitmez. Sanırım o kadar çok kilise ve caminin bir arada olduğu bir şehir yoktur. Fakat insanlık tarihinin en vahşi kıyımlarından geçmiş bir şehir olduğunu bilip anlatılanları dinleyince şehrin güzelliği görünmez oluyor. Tuhaf bir sis bulutu kaplıyor gözlerinizin önünü, bir anda insanlığınızdan (duyarsızlığınızdan) nefret ediyorsunuz.
Aynı duyguyu iç savaştan çıkmış Gürcistan'da Batum'un yüksek binalarındaki top mermisi deliklerini görünce de yaşamıştım ama Bosna'daki savaşın yanında küçük kalır. Şehrin göbeğinde savaşın izleriyle insanların yaşama olan tutkuları iç içe geçmiş. Her şeye "rağmen" yaşıyor insanlar. Toplu mezarlara, sistemli tecavüzlere ve boyu kalaşnikof boyunu geçen çocukların katledilmesine rağmen...

Beni asıl etkileyen olaylardan biri de savaşı yaşamış insanların savaşın yeniden yaratılmasında rol almalarıydı. Boşnak oyuncu ve figürasyonun çoğundan çektiğimiz sahnelerin aynısını yaşadıklarını dinlemek insanı ürpertiyor. Aynı duyguyu tekrar yaşamalarına sebep olduğumuz için rahatsızım. Ekipte yer alan Boşnaklardan birinin "yaşadıklarımızı dünyaya duyuruyorsunuz" şeklindeki tesellisi bir nebze sıkıntımı hafifletse de, böyle bir işte para için çalışıyor olmanın verdiği rahatsızlıktan kolay kurtulamıyor insan.

Ve çok önemli bir not; Boşnak tercümanımızla konuşuyorum. "Yugoslavya böyle bir savaşı beklemiyordu" diyor ve ekliyor; "Hiç birimiz böyle bir savaşı beklemiyorduk, ne olduysa bir gecede oldu, tamamen politik sebeplerden..." O anlatırken gözümde Türkiye canlandı. Dönünce gördüm ki bir gecede burada da her şey değişebilir...

2 YORUM:

buzcevheri dedi ki...

Alttaki fotoğrafı görmek insanı o günlere götürüyor. Hani elimizden hiç birşey gelmeden sadece seyircisi olduğumuz o günlere.

Savaş görüntüleriyle büyüdük. Anadolu'dan Görünüm, 32.Gün, Arafat, Filistin, İsrail, Irak-İran, Irak-Kuveyt-Amerika, PKK, Bosna, Rus-Çeçen daha aklıma gelemeyenler. Bir devri buhranlara sürükleyen godomanların elinde tekrar şekillenen bir dünya.


www.buzcvheri.com

compir dedi ki...

Maalesef dünya ne bu katliama ne de günümüzde olup bitenlere tepkisiz kalmaya devam ediyor. Dizinin yayından kaldırıldığını da yeni öğrendim. Bence, bu dizi farklı dillere de çevrilmeli, böylece dünya da bir şekilde ne olup bittiğini öğrenmeli.